Eş anlamlılık, sözlüklerde genellikle birbirinin yerine geçebilen sözcükler arasındaki ilişki olarak tanımlansa da dilin canlı kullanımında mutlak bir eş değerlilik nadiren görülür. Bu çalışma, teoride eş anlamlı kabul edilen sözcüklerin günlük hayattaki kullanım örüntülerini ve bu örüntülerin ortaya çıkardığı anlamsal farklılaşmaları, derlem temelli bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada, Sketch Engine platformunda yer alan 4,9 milyar sözcüklük Turkish Web 2020 (trTenTen20) veri tabanından yararlanılmıştır. Seçilen sözcük çiftlerinin kullanım sıklıkları (frekans), eş dizimsel kullanımları (collocational profiles) ve bağlamsal kullanımları (concordance) nicel ve nitel olarak analiz edilmiştir. Bulgular, eş anlamlı olarak bilinen pek çok sözcüğün, aslında farklı anlamsal çevrelerde ve farklı kullanım alanlarında özelleştiğini göstermektedir. Örneğin, COVID-19 pandemisinin “mesafe” sözcüğünün anlamsal çevresini (“maske” sözcüğü ile kullanılması gibi) şekillendirdiği ya da “misafir” sözcüğünün güncel sosyo-politik bağlamda (Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak) yeni çağrışımlar kazandığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan analizler, sözcüklerin birbirinden farklılaştığı eksenleri de ortaya koymuştur. Bu farklılaşmalar; ölçülebilir ve nesnel olan ile manevi ve öznel olan arasındaki ayrım, kurumsal ve politik olan ile bireysel ve duygusal olan arasındaki ayrım, soyut ve bilişsel olan ile somut ve bedensel olan arasındaki ayrım gibi genellikle belirli kavramsal zıtlıklar etrafında şekillenmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, bir sözcüğün kimliğinin sadece sözlük anlamından ibaret olmadığını; o sözcüğün kullanım örüntülerinin, dile ve toplumsal bağlama ilişkin ayırt edici özellikler taşıdığını ortaya koymaktadır.
Although synonymy is generally defined in dictionaries as words that can be used interchangeably, absolute equivalence is rarely seen in the living use of language. This study aims to reveal, using a corpus-based approach, the usage patterns of words that are theoretically considered synonymous in everyday life, and the semantic differences that these patterns give rise to. The research utilized the Turkish Web 2020 (trTenTen20) database, which contains 4.9 billion words and is available on the Sketch Engine platform. The frequency of use, collocational profiles, and concordance of the selected word pairs were analyzed quantitatively and qualitatively. The findings show that many words commonly known as synonyms are actually specialized in different semantic contexts and usage areas. For example, it has been observed that the COVID-19 pandemic has shaped the semantic context of the word “mesafe (distance)” (such as its use in conjunction with the word "mask"), or that the word “misafir (guest)” has acquired new connotations in the current socio-political context (due to developments in Syria). The analyses also revealed the axes along which the words differ from one another. These differentiations are generally shaped around specific conceptual oppositions, such as the distinction between the measurable and objective and the spiritual and subjective, the institutional and political and the individual and emotional, and the abstract and cognitive and the concrete and bodily. In conclusion, this study demonstrates that the identity of a word is not solely defined by its dictionary meaning; its usage patterns carry distinctive characteristics related to the language and social context.